top of page

TRAFİK PARA CEZALARI ve SULH CEZA HÂKİMLİĞİNE İTİRAZ, KABAHATLER KANUNU IŞIĞINDA DEĞERLENDİRME

  • gurlekhukuk
  • 12 Tem 2025
  • 3 dakikada okunur

1- Trafik Para Cezası Nedir? Hangi Hallerde Verilir?

Trafik para cezası, Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili yönetmeliklere aykırılık hâlinde idari makamlar (genellikle kolluk) tarafından düzenlenen, idari nitelikte bir yaptırımdır. Kırmızı ışıkta geçmek, hız limitini aşmak, park yasağına uymamak gibi ihlaller buna örnek olarak gösterilebilir.


Ancak son yıllarda gelişen EDS sistemleriyle birlikte, birçok sürücüye plaka üzerinden ceza kesilmekte, bu cezalar kimi zaman fiilin kabahatlisiyle ilgisiz kişilere yönelmektedir. Bu durum da beraberinde hak arama yollarını gündeme getirmektedir.


2- Bu Ceza Size Geldiyse Ne Yapmalısınız?

Ceza size geldiğinde öncelikle cezayı kesen birimin ve tarihinin doğru olup olmadığını kontrol edin. Eğer cezayı işlediğinizi düşünüyorsanız, erken ödeme indirimi (%25) ile ödeme yapabilirsiniz. Ancak cezanın hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsanız, cezanın tebliğinden itibaren 15 gün içinde Sulh Ceza Hâkimliği’ne itiraz hakkınız vardır.


İtiraz, cezanın düzenlendiği yer Sulh Ceza Hâkimliğine yapılmalıdır. İtiraz dilekçesine, cezanın fotokopisi, kimlik belgesi ve varsa deliller (aracın o tarihte başka yerde olduğuna dair belgeler, tanık beyanı, ruhsat fotokopisi vs.) eklenmelidir.


3- Kabahatler Kanunu Bu Süreçte Neyi Düzenler?

5326 sayılı Kabahatler Kanunu, idari yaptırımlara ilişkin genel çerçeveyi çizer. Trafik para cezaları da, ceza yargılaması değil idari yargı mantığıyla değerlendirilir. Bu sebeple Sulh Ceza Hakimliğine yapacağınız itiraz değişik iş olarak kabul edilir ve muteriz (itiraz eden) sıfatı alırsınız.


Özellikle m.28/1: “İdarî yaptırım kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza hâkimine başvurulabilir.”Ve m.27/4: “İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.” hükmü önemlidir. Yani Sulh Ceza Hâkimliğine yapılan itiraz sonucu verilen karar, ve hukuki yarar varsa ilgili mercie itiraz üzerine verilen karar kesinleşir ve kural olarak başka bir mercie taşınamaz. Ancak Anayasa Mahkemesi, AİHM ve Kanun Yararına Bozma gibi olağanüstü yollar elbette mevcuttur.


4- Sulh Ceza Hâkimliği İtiraz Süreci Nasıl İşler?

Sulh Ceza Hâkimliği, itiraz dilekçenizi ve sunduğunuz delilleri değerlendirerek dosya üzerinden karar verir. Kural olarak duruşma yapılmaz. Hâkim, ya cezayı iptal eder ya da itirazı reddeder.

Örnek olaylarda, aracın satıldığı hâlde plaka değişikliği yapılmadıysa ve eski sahibine ceza geldiyse, Sulh Ceza Hâkimliği cezayı iptal edebilir. Yine aracın o tarihte otoparkta ya da serviste olduğuna dair belge sunulursa, ceza iptal edilebilir.


5- Güncel Kararlar Ne Yönde?

Yargı uygulamaları göstermektedir ki; sürücüye isnat edilen fiilin hukuken ispatı yapılamıyorsa, cezaların iptaline karar verilmektedir. Ayrıca idarelerin kamera görüntülerini sunamaması veya radar cihazının ya da alkolmetrenin kalibrasyon belgesinin olmaması da iptal gerekçesi olabilir.


6- Son Olarak,

Trafik cezası geldiğinde hemen ödeme yoluna gitmeden önce, gerçekten o eylemi sizin mi yaptığınızı, idari yaptırıma konu olayın hukuka uygun tespit edilip edilmediğini sorgulamanız gerekir. Unutmayın, idari para cezası da bir yaptırımdır ve hukuka uygun olmalıdır.


Bu yazı, hukuk bilimine katkı sağlamak maksadıyla kaleme alınmıştır.

 

Her somut olay, kendi özelinde ve koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir.

 

Bu yazı, herhangi bir kişi veya kuruma yönelik hukuki görüş teşkil etmemekte olup, sadece yüklendiği tarih itibarıyla yazarın mevzuata ve içtihata dair yorumunu göstermektedir. Yazar, okuyucuyla ilgili kendisine danışılmadığı sürece hiçbir sorumluluk kabul etmemektedir. Kanunlar, yönetmelikler ve uygulamalar zaman içerisinde değişir; çünkü hukuk ve muhakeme, insanlar yaşadıkça evrilmeye mahkumdur. Adil yargılanma ve kanunlara uygun bir muhakeme olduğu sürece, mevzuatın değişmesi sizleri endişelendirmesin.

 

Hukuki metinler, kanaatler ve yorumlar birer anlık fotoğraf gibidir; yalnızca çekildikleri zamanın gerçekliğini yansıtırlar. Bu nedenle, bu yazıda yer alan değerlendirmelerin ileride yürürlüğe girecek yeni düzenlemelerle geçerliliğini yitirmesi mümkündür.

 

Bu yazının içeriği, bir avukat-müvekkil ilişkisi doğurmaz ve yazıdan kaynaklı olarak doğabilecek herhangi bir zarardan dolayı sorumluluk kabul edilmez.

 

Mevzuat ve içtihat dışında, yazının tüm fikri hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz; izinsiz şekilde kopyalanamaz veya herhangi bir mecra ya da platformda yayınlanamaz. Türkiye Barolar Birliği ile Adana Barosu’nun hakları saklıdır.

 

Hukukun ışığıyla yürümek isteyen herkese açık, samimi ve dürüst bir tartışma zemini sunmak dileğiyle…

 

Tüm hakları saklıdır,

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


bottom of page